Türkiye'nin İlk Arabası Devrim ve Tarihi

Forumda yeralmayan Skoda modelleri veya farklı marka araçlarınız için teknik bölüm.
Forum kuralları
Forumlarımızda siyasi, dini yada toplumun hassasiyeti bulunan konulara değinmek yasaktır.

Türkiye'nin İlk Arabası Devrim ve Tarihi

İleti KIVANC » 01 Şub 2008, 08:33

Yeryüzündeki hiçbir otomobil onun kadar yanlış tanıtılmadı, onun
kadar aşağılanmadı.
40 yıla yakın bir süre boyunca -olanca masumiyetine karşın- 27 Mayıs
darbesinin simgesi gibi görüldü ve gösterildi.

Kimileri "modeli çalıntı" dedi, kimileri ise "Türk mühendislerinin
yetersizliğinin simgesi" olduğunu ileri sürdü.
Ancak gerçek o kadar farklıydı ki...Türkiye, destansı filmlere konu
olabilecek "büyük cesaret öyküleri"nin öyle pek
sık yaşanmadığı bir ülke. Gündelik hayatında "kira ve fatura ödeme"
çemberinin içine sıkıştırılmış olan bir toplumun
mensupları, bu kısır döngüden sıyrılıp kendilerini nasıl aşabilirler
ki? Bizlere dayatılan tek boyutlu hayat ve buna bağlı

olarak gelişen köşeye sıkışmışlık duygusu, sadece ilginç ve sıradışı
toplumsal portreler üretmedeki kabızlığımızın
değil, edebiyatımızda polisiye, bilim-kurgu ya da gerilim gibi
popüler türlerin güdük kalışının da temel nedeni kanımca.

Türk milletinin mensupları boylarını aşan işlerle uğraşmayıp
sürekli "ekmek" peşinde koşmalı, öyle değil mi ya!

İşte "Devrim", bundan tamı tamına 42 yıl önce, hayâl kurması
şiddetle yasaklanmış olan böyle bir toplumda doğdu.
Türkiye'nin ilk gerçek yerli otomobil prototipiydi o. Koç
topluluğunun resmî tarihe göre "ilk" sayılan "Anadol"undan
daha önce doğmuştu. Ancak, dedik ya, bu sıkıştırılmış toplum için
haddi fazlasıyla aşan bir çabanın, cüretkâr bir
hayâl gücünün ürünüydü "Devrim".

Nitekim, anında cezalandırıldı. Bir daha da yıllar boyunca kimseler
adını bile anmayacaktı. Anmamak şöyle dursun,
üç tane gıcır gıcır "Devrim"den ikisinin karanlık güçler tarafından
preslenerek yok edildiğini biliyoruz bugün.
Sonuncu otomobili ise ona emek veren Eskişehirli işçiler güç bela
kurtardılar hayâl düşmanlarının ellerinden...

"Bana bir otomobil yapın"

Yıl 1961... Cemal Gürsel cuntası işbaşındadır ve Menderes'in
idamının üzerinden henüz çok kısa süre geçmiştir.
Çeşitli firmalarda çalışan 23 tecrübeli Türk mühendisi, kendilerine
gönderilen ayrı ayrı mektuplarla "mühim bir
konuyu istişare etmek üzere" Ulaştırma Bakanlığı'na davet edilirler.
Bu insanların bazıları yurt dışında görev
yapmaktadır; ancak mesajı alan herkes "devletin isteği başımız
üstüne" diyerek işini gücünü bırakıp Ankara'ya gelir.

O yılın 16 Haziran'ında bakanlıkta biraraya gelen mühendislere,
bizzat Cemal Gürsel'den gelen "çok gizli" damgalı
bir emir okunacaktır: "Bu yılın Cumhuriyet Bayramı törenlerinde
halkımızın görüş ve takdirlerine sunulmak üzere,
hem tasarımı hem de malzeme olarak tamamen yerli malı bir otomobil
üretmenizi istiyorum."

O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri "Türk insanının makûs
talihine karşı bir meydan okuma" olarak algılarlar.
En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe
başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları'nın
Eskişehir'deki Cer Atelyesi seçilir. Zaman müthiş dardır, Cumhuriyet
Bayramı'na kadar yalnızca 129 günü vardır ekibin...

Günde birkaç saat uyuyarak ve bu süre zarfında tesislerden hiç
ayrılmaksızın, modeli tümüyle kendilerine ait olan,
tüm parçaları el işçiliğiyle üretilmiş, 4 silindirli ve
direksiyondan vitesli harika bir "aile otomobili" üretir
kahramanlarımız.

Hem de bir tane değil, tam üç tane!

Üç araç da insanüstü bir çabanın sonucunda 28 Ekim akşam saatlerinde
tamamlanmıştır. Araçlara "Devrim 1",
"Devrim 2" ve "Devrim 3" ad> ı verilir. Mühendislerden biri
Cumhurbaşkanı'nın alternatif bir renk isteyebileceğini
düşünerek, araçlardan birinin siyah olmasını teklif eder.
Böylelikle, iki araç krem rengi kalırken, üçüncüsü ise
onu 29 Ekim geceyarısı Ankara'ya götüren "Karakurt" treninde binbir
güçlük içinde siyaha boyanır.

Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin
bulunmayan "Devrim"ler, 29 Ekim törenlerinde
Cemal Gürsel'e hipodrom önünde kılpayı yetiştirilir.
Çevresinde yarattığı panik ortamıyla araçlara doğru düzgün bir
benzin ikmali ya
 
KIVANC
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 21 Oca 2008, 04:30

İleti fabia_2008 » 01 Şub 2008, 13:22

vay beee çok güzelmiş araba, eski tür arabalar gerçekten çok güzel çok tok bir duruşu var paylaşım için teşekküler
fabia_2008
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 13 Oca 2008, 00:23

İleti by wodoo » 01 Şub 2008, 13:24

hocam bu arabanın en ufak bi parçasına kadar el yapımı  her yerinde el emeği var Clap
ama keşke üretilmeye devam ettirselerdi Angry
by wodoo
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 51
Kayıt: 06 Ağu 2007, 17:26
Ad Soyad: Emre Şahin
Nereden: Ankara
Arabanız: Astra GSİ

İleti umt_d » 01 Şub 2008, 14:05

Belki o gün başarılsaydı şu an otomoti de daha iyi yerlerde olabilirdi Türkiye
umt_d
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 03 Oca 2008, 20:32

İleti weyis » 01 Şub 2008, 14:46

şuanda olsaydı ne modelleri olacaktı kimbilir
weyis
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 2
Kayıt: 21 Kas 2007, 19:22

İleti OKTAVİACI » 09 Şub 2008, 21:41

işte önyargılı olmasak belkide ülkemizde bizimde arabalarımız yer alırdıı
OKTAVİACI
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 10
Kayıt: 28 Mar 2007, 17:50

İleti favo29 » 09 Şub 2008, 22:29

Oradaydım  belgeselinde seyretmiştim Devrim in hikayesini.O 23 mühendisten biri anlatıyordu.Finalde gözyaşlarını tutamadı(k).Arabanın üzerine kapanıp ağlayan insanlar olmuş 'bizim' mühendislerimiz yaptı,'bizim' arabamız diye.



Arabalardan birisi hala çalışır vaziyette gıcır gıcır duruyor.Hatta Cüneyt Özdemir de binip bi tur atmıştı.
favo29
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 09 Arl 2007, 17:36


Diğer model ve markalar



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir