Japonlara ilk robot Abdülhamit'ten

Forum kuralları
Forumlarımızda siyasi, dini yada toplumun hassasiyeti bulunan konulara değinmek yasaktır.

Japonlara ilk robot Abdülhamit'ten

İleti RoadFighter » 21 Haz 2009, 03:17

Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran Sultan 2. Abdülhamid Han’ın, günümüzde teknolojiye öncülük eden Japonya’ya 1889'da robot hediye ettiği anlaşıldı. İnsan şeklinde tasarlanan ve ismi ‘Alamet’ olan robotun özelliğinde ise yok yok. Araştırmacı-Yazar Oktan Keleş’in arşivinde yer alan Alamet’in orijinal fotoğrafları Yıldız Sarayı yangınında zarar görmüş. Ancak fotoğrafın kalan parçaları bile 120 yıl sonra ilk kez gündeme gelen bu ilginç olayı anlatmaya yetecek cinsten.


GONG YERİNE EZAN SESİ


Sultan Abdülhamid’in çağdaşı olan Japon İmparatoru Meji’nin yeğeni Prens Komatsu’nun, gemiyle İstanbul’a gelişi ve Sultan’a çeşitli hediyeler getirmesiyle başlıyor bu ilginç tarihi olay. Sarayda ağırlanan prensin ardından 1889’da İstanbul’a özel elçiler gönderen Japon İmparatoru, Sultan Abdülhamid’e Japonya'nın en büyük alameti olan, Büyük Krizantem Nişanı’nın da içinde bulunduğu çeşitli hediyelerle beraber bir mektup yollar. Japon İmparatoru mektubunda Abdülhamid Han'dan, İslâm dini, ilim ve teknolojik gelişmeler, vakıflar, hayır kurumları gibi konularda Japonca veya Fransızca bilgiler gönderilmesini rica eder.


Abdülhamid Han, saat mekaniğini çok iyi bilen ve aynı zamanda Yeni Kapı Mevlihânesi saat sanatkârı Musa Dede'den daha önce hiç yapılmamış, eşi benzeri olmayan, teknolojik bir saat yapmasını ister. Derviş Dede bir fikir ortaya atar ve "Bu saat Semâzen şeklinde olsun. Her saat başı kollarını açıp semâ etsin ve gong çalsın" der. Sultan Abdülhamid Han projeyi inceledikten sonra, gong yerine robotun her saat başı ezan okumasını ister. Oktan Keleş, robotun yapımından kısa bir süre önce icat edilen gramafon sayesinde ses kaydı alınabildiğini söyledi.


kullan


ALAMET ARADA KAYNADI


Ertuğrul Firkateyni’yle Japonya’ya gönderilen Alamet’in şimdiye kadar duyulmamasının belgelerdeki eşanlamlı ifadelerden kaynaklandığını belirten Keleş, “Tarihi kayıtlarda ‘Osmanlı nişanları, hediyelerle beraber Japon İmparatoru'na takdim edilmiştir" şeklinde geçiyor. Osmanlıca nişan kelimesiyle ve robotun ismi olan ‘Alametí kelimesinin eş anlamı olduğu için robot olan Alamet adeta araya kaynamış" diyor.


Sultan Abdülhamid Han asrın teknoloji harikası bu eseri, Ertuğrul Firkateyni vasıtasıyla yazılmış özel bir mektup, hediyeler ve nişanlar ile beraber Japon İmparatoru'na göndermişti. Firkateyn dönüş yolunda 450 mürettebatıyla birlikte batmıştı.


120 YIL ÖNCEKİ BULUŞ


Keleş yapılan robotun özelliklerini şu şekilde sıraladı: “Semâzen şeklinde, normal bir insan boyuna yakın, saatli bir robot. Kaideye oturtulmuş gövdesi; saat başı semâ ediyor, bu esnada kollarını açıyor, gümüş levhalardan yapılmış etekleri açılıyor ve aynı anda ezan okuyor. Tüm bunları yaparken yarım metre yürüyor, hem dönüyor ve ezan bitince de tekrar yarım metre geri giderek yerine dönüyor; kollarını ve eteklerini indiriyor. Robotun tamamı gümüş ve altın kaplamadan yapılmıştı. Robotun arka kısmında kurma yeri mevcuttu ve yedi günde bir kuruluyordu."


kullan



BUGÜN


 

 

 

 

 
 
Kullanıcı avatarı
RoadFighter
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 221
Kayıt: 17 Arl 2008, 02:20
Nereden: Ankara

İleti iceman70 » 21 Haz 2009, 12:00

evt okumuştum haberi aslında ne zekiler var türkiyede ne cevherler var ama kullandırmıyorlar
iceman70
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 128
Kayıt: 18 Eyl 2008, 20:04

İleti RoadFighter » 21 Haz 2009, 14:03

Bugün açısından bakılınca bu robot basit gözükebilir. Günümüz tekniği açısından bu şey bir robot bile kabul edilemeyebilir.
 

Ama o zamanlar Japonya'nın durumu da malum. Hafife alınır birşey de değildir muhtemelen. (ke onun evvelinde de türk,müslüman bilim adamlarının neler yaptığına bakılmalıdır)

 

1945'ten sonra küllerinden doğan bir devlet Japonya.

 

Osmanlı o coğrafyada bulunsa idi şu an Taiwan,Malezya gibi teknolojinin nimetlerini değerlendiren bir devlet olabilirdik Japon dayanışması neticesinde.

 

Esasen dayanışma arayacak bir millet değildik ya o da ayrı bir konu.

 

 

Bu arada; ilk denizaltı da Sultan Abdulhamit Han zamanında yapılmıştır.(ya da ilk torpido atan denizaltı)

 

Kullanıcı avatarı
RoadFighter
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 221
Kayıt: 17 Arl 2008, 02:20
Nereden: Ankara

İleti alpko » 21 Haz 2009, 15:03

Ne kadar cok cahil genc var ki, dun bu haberi okudugumdan haberin altindaki yorumnlardan bir tanesin de, kesin kurmali saat duzenidir gibi kucumseme yapmis, sanki gunumuzde cok ustunu yapilabilmiste..
Ee cahil KENDI tarihine on yargili, bos kafali gencten ne beklenir!!!?
alpko
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 01 Eyl 2008, 19:37


Genel Sohbet ve Paylaşım



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir