Kovancılar Köyü

Forum kuralları
Forumlarımızda siyasi, dini yada toplumun hassasiyeti bulunan konulara değinmek yasaktır.

Kovancılar Köyü

İleti WXW » 10 Mar 2010, 10:56

Vatan yahut Silistre


Sene 1854...


Kale bizim; 10 bin kişiyiz. Rus ordusu kapıya dayanmış, 80 bin kişi; boğaz boğaza, fena kapışma oluyor... İslam bey, yiğit adam, ecdadında 42 şehit var, uzaktan seyretmeyi kendine yediremiyor, gönüllü olarak kaleye gitmeye karar veriyor. Âşık aynı zamanda... Sevdiğine uğruyor, vedalaşıyor, duygusal durumlar yaşanıyor. Sevgilisi Zekiye... O da bir yiğit kız... Güya uğurluyor İslam beyi, sonra giyiyor erkek kıyafetlerini, “Benim adım Adem” diyerek, gönüllüler arasına karışıyor... Savaş mavaş, kan gövdeyi götürüyor, gözünü budaktan sakınmayan İslam bey yaralanıyor, Adem kılığındaki Zekiye ona bakıyor, yaralarını sarıyor. Neticede, Rus ordusu pes ediyor, çekiliyor. Kale kumandanının, aslında Zekiye’nin babası olduğu ortaya çıkıyor iyi mi...
Hiç görmemiş, öldü bilmiş, meğer o da ismini değiştirmiş... Velhasılkelam, baba kız kucaklaşıyor, İslam beyle Zekiye muradına eriyor, evleniyor.

¡

“Vatan yahut Silistre” bu.

¡

Namık Kemal’in eseri.

¡

O kale, Silistre.

¡

Gel zaman git zaman, biz de Rus ordusu gibi tutunamıyoruz oralarda... Birinci Dünya Savaşı kaybediliyor, Balkanlar kaybediliyor, imparatorluk yıkılıyor, Anadolu “Silistre” gibi savunuluyor ve eşsiz kahramanlık destanıyla, enkazın altından sağ salim Türkiye Cumhuriyeti çıkıyor.

¡

Sene 1934, Silistre’de bir kahve... Türkler pılısını pırtısını toplamış, komşularıyla helalleşerek, asırlardır “vatan” bildikleri toprakları terk ediyor peyderpey, Anadolu’nun bağrına, “anavatan”a gidiyor. Balkan Türkleri, yeni bir hayat kurmak ve ilelebet terk etmemek üzere, Türkiye’ye akıyor... Vapurla İstanbul, ardından katır sırtında Elazığ, çoluk çocuk 400 kişiler... Önce Palu’da geçici olarak barındırıyorlar onları, sonra bomboş, çorak bir araziyi göstererek, “Aha işte şurası sizin” diyorlar, “kurun köyünüzü...”

¡

Kuruyorlar köylerini.

Ve, ismini koyuyorlar:

“Kovancılar.”

¡

Terk ettikleri dönemde Romanya’ya bağlı olan, sonradan Bulgaristan sınırlarına dahil edilen Silistre’nin Kovancılar Köyü yani... Kendileriyle beraber, köylerinin ismini de taşıyorlar.

¡

Sonra?

Bi Allah.

Bi de onlar.

Ne arayan oluyor bir daha...

Ne de hallerini soran.

¡

Gel zaman git zaman, sene 2010, deprem oldu, alt tarafı 6 şiddetinde... 400 kişiyle başlayan, çoğalan, ilçe haline gelen Kovancılar’a bağlı köyler, yerle bir oldu... Deprem olana kadar kimse onların farkında olmadığı için, ne yerler, ne içerler, nerde otururlar kimse merak etmediği için, 2010 senesinde hâlâ 1934’ün şartlarını yaşadıkları için...

51 canımız gitti.

¡

Romanya, AB üyesi oldu bu arada...

Bulgaristan, AB üyesi oldu.

“Silistre”nin eski adresi de, yeni adresi de AB temellerinde oturuyor.

¡

“Vatan” kerpiç enkazı altında.

Yılmaz ÖZDİL / Hürriyet


Başımız sağolsun arkadaşlar.Devlet her ne kadar üzerine düşeni yeterince yapmasada, yapamasada, bence ülkemizin dört bir yanında bu şekilde yaşayan kardeşlerimiz için daha fazlasını yapmalıyız, değil mi?
Bu topraklarda bugun sırtımızı dönsek birbirimize, yarın yine yüzyüze bakacağız!!

Selamlar
 
Kimseden fayda ummam, dilenmem kol kanat...
Kendi boşluk ve gök kubbemde uçar giderim...
Eğilmek, esaret zincirinden ağırdır boynuma..
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir şairim.


Kullanıcı avatarı
WXW
AMBIENTE
AMBIENTE
 
İleti: 346
Kayıt: 07 Nis 2009, 00:57
Ad Soyad: Serkan
Nereden: Ankara

İleti Bluedays » 10 Mar 2010, 12:06

Kalemine sağlık. Yılmaz abi döktürmüş yine.


 

Bizim siyasetçilerimiz hiç utanmadan, sıkılmadan çıkıp diyor ki, "Suçlu kerpiç evlerdir!"

Yuh diyorum. Yuh...

Haysiyet, şeref olsa çıkar istifa ederler.

Vatandaşımız ne hallerde,

Tren raydan çıkar, çıkar açıklama yaparlar, kader diyelim yapacak birsey yok,

Deprem olur, kerpiç evler suçludur.

İstanbul'u sel basar, Allah'tan gelen bir iş biz ne yapalım derler...

 

Bizim halkımızda öyle saftır ki, 100 gün konuşur, 1 günde unutur...

 

Yinede boşver diyemiyorum....

Bu vatan kolay alınmadı, kolay bırakılmayacak...

Bizler, gençler bu cumhuriyete sahip çıkacağız, şimdi olmasada belki ileride bu insanlara biz sahip çıkacağız..

Elimizden geldiğince,

yüreğimiz yettiğince...

 
Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz, Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. M.Kemal ATATÜRK
Kullanıcı avatarı
Bluedays
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1256
Kayıt: 21 Kas 2008, 14:06
Ad Soyad: Alem Adam
Nereden: Ankara
Arabanız: 2005 Fabia 1.4 Special HB 101 Hp


Genel Sohbet ve Paylaşım



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir