Eşekli Kütüphane

Forum kuralları
Forumlarımızda siyasi, dini yada toplumun hassasiyeti bulunan konulara değinmek yasaktır.

Eşekli Kütüphane

İleti delidolu » 07 Nis 2010, 13:24

http://semrakozanli.com/
(not1: sitenin dış link bağlantısı çalışmadığı için siteye ulaşmak için copy/paste yapmak gerekir.)
(not2: google' da -Mustafa Güzelgöz Eşekli Kütüphane- şeklinde arama yapıldığında resimleri görebilirsiniz.)

Eşekli Kütüphane



Yıl 1943. Genç Mustafa?nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi?ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok. Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır: ?Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun.? Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir.

Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu?
Alıyorum.

Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten.

23 yaşındaki genç memur ?Ne yapayım, ne yapayım?? diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce ?Deli misin bey?? der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri kabullenir.

O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek, binbir güçlükle üstesinden gelir. Çünkü o zaman da şimdiki gibi, ?Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş, çalışmasan da? zihniyeti aynen var.

O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, arkalarındaki Atatürk resminden utanmayan, ama ülkesine gram faydası olmayan bürokratları zorlukla ikna eder ve bir eşek alır. İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne ?Kitap İade Sandığı? yazar.

Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar.

Kütüphaneye de bir yazı asar: ?Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz.? Köydeki çocuklar şaşırır. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var. Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da.

?Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak? der.

Mustafa artık Ürgüp?teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği Yüksel?le köy köy gezmektedir. Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneciyi her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa Amca?nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa?nın eşeği Yüksel yediği otu hepsinden fazla hak etmektedir.

Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar. Mustafa bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor. Zenith ve Singer?e mektup yazar: ?Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım? der. Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar (ilk sponsorluk faaliyeti). Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On makine yetmediği için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap verir, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce halkevlerine okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır. Bu arada valilik Mustafa hakkında dava açar, ?kendi görev tanımı dışında davranıyor? diye. 50 yaşına gelen Mustafa Amca baskıyla emekli edilir.

Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yıllar geçtikçe köylerdeki çocuklarda okuma aşkı yerleşir. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder.

Tüm Kapadokya çok üzülür, aralarında toplanırlar. Ürgüp?e Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.

Girişimcilik ne biliyor musun?

Bulunduğun yere yenilik katmalısın.

Mutlaka adım atmalısın.

Yaptığın iş olduğu yerde durup duruyorsa, sende bir uyuzluk vardır arkadaş.

İnsan var, dokunduğu yere değer katar; insan var, dokunduğu yere değer kaybettirir.


Bakın Nevşehir?den ve bu ülkeden nice müdür, amir, vali, bürokrat, milletvekili, politikacı geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz ama Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var. (Alıntıdır.)


[ Burada "alkış yapan smiley" var ]
 
Kullanıcı avatarı
delidolu
AMBIENTE
AMBIENTE
 
İleti: 794
Kayıt: 10 Eyl 2008, 18:37
Nereden: Ankara
Arabanız: Octavia Collection'03 ULTRA ALL INCLUSIVE CONCEPT

İleti hetepe » 07 Nis 2010, 13:40

Birbirlerine ''eşek'', vs şeklinde hakaret etmeye çalışanlar eşekten özür dilemeli, Güzel, aydın insan Mustafa Hoca gibi insanlar hakettikleri değeri görmeliler bence...Allah rahmet eylesin.
İlk Emir: ''oku''
Duygusal, güzel bir paylaşımdı...teşekkürler...
D ü n y a l ı l a r d a n t i s k i n i y o r u m (G.O.R.A.)
Dünya güzel sanıyordum...Kafam güzelmiş....
Kullanıcı avatarı
hetepe
RS
RS
 
İleti: 4253
Kayıt: 24 Arl 2007, 15:26
Ad Soyad: Engin '73
Nereden: Ankara
Arabanız: Fabia 1,4TDI HB '08 80 PS

İleti mbarman » 07 Nis 2010, 15:41

peki bir eşek gerçeğide benden olsun.
köyün birinde amcanın yaşlı bir eşeği vardır. bahçede otlarken daracık ve körelmiş kuru su kuyusuna düşer. debelenir tepinir ama kurtulması imkansızdır. anırmaya başlar. yaşlı köylü sesi duyar ve gelir. yaşlı eşeğini kuyuda görünce onu nasıl çıkaracağını düşünür. ama eşeğin yaşlı olduğunu zaten yakın bir zamandada öleceğini üşünerek komşularından yardım ister. gelen komşularına kuyunun zaten kuru olduğunu eşeğininde ölmek üzere olduğunu, eşeğe daha fazla acı çektirmeden onu kuyuya gömmelerini ister. hep birlikte kuyuya toprak atmaya başlarlar. bu durumda çok ilginç bir şey olur. eşek üzerine atılan toprağı silkeleyerek sırtından düşürmekte ve dolan kuyuda yavaş yavaş yükselmektedir. sonunda kuyu dolar ve eşek dışarı çıkar.
bu hikayeden çıkaracağımız sonuç umutsuzluğa düştüğümüzde oturup ölümü beklemek yerine mücadele etmek, üzerimize atılan pisliklerden aklımızı kullanarak kurtularak o pisliğin üzerinde yükselmek olmalıdır.
SON SÖZÜM EŞEK BİLE OLAMAYAN SÖZÜM ONA YÖNETİCİLERE
ÖMÜR DEDİĞİN BİR GÜNDÜR, O GÜN BUGÜNDÜR
Kullanıcı avatarı
mbarman
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 245
Kayıt: 29 May 2008, 00:09
Ad Soyad: mehmet
Nereden: Kırklareli
Arabanız: SEAT LEON 1,6TDİ CR DSG STYLE BEYAZ 2011

İleti onurhan2006 » 07 Nis 2010, 16:19

gerçekten güzel hikayalerdi arkadaşlar :)
Volkan İtfaiye Araçları San. ve Tic. A.Ş.
Kalite Kontrol ve Teslimat Şefi
Onur DURMAZ
Kullanıcı avatarı
onurhan2006
AMBIENTE
AMBIENTE
 
İleti: 405
Kayıt: 11 Tem 2008, 17:11
Ad Soyad: ONUR DURMAZ
Nereden: İzmir
Arabanız: 1993 SKODA FAVORİT LX MEKATRONİK

İleti hdoner » 07 Nis 2010, 16:57

Ben de çok beğendim.Paylaşım için sağolun.
Kullanıcı avatarı
hdoner
AMBIENTE
AMBIENTE
 
İleti: 784
Kayıt: 30 Nis 2009, 01:13

İleti maozkan64 » 08 Nis 2010, 08:12

Paylaşım için teşekkürler.
Octavia Collection 2004
Kullanıcı avatarı
maozkan64
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 41
Kayıt: 19 Tem 2008, 17:39
Ad Soyad: Mehmet Alaeddin ÖZKAN
Nereden: Kayseri
Arabanız: Octavia Collection 2004

İleti Bluedays » 08 Nis 2010, 08:25

Güzeldi. Emeğine sağlık.
Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz, Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. M.Kemal ATATÜRK
Kullanıcı avatarı
Bluedays
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1256
Kayıt: 21 Kas 2008, 14:06
Ad Soyad: Alem Adam
Nereden: Ankara
Arabanız: 2005 Fabia 1.4 Special HB 101 Hp

İleti ozantavsan » 08 Nis 2010, 08:32

İşimi yapmayıp oturmaktansa , işine yapanada engel olmaktansa ; eşek olup çalışmayı yeğlerim.
Ülkemizde bu tür daha ne insanlar vardır , ama kıymetini bilen nerde?
teşekkürler
SKODA YOLDA
YOUTUBE Http://www.tinyurl.com/skodayolda
FACEBOOK Https://www.facebook.com/SkodaYolda
Kullanıcı avatarı
ozantavsan
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1825
Kayıt: 18 Mar 2010, 19:59
Ad Soyad: Ozan TAVŞAN
Nereden: Balıkesir
Arabanız: 94 Skoda Favorit GLX - LPGli

İleti HTP » 08 Nis 2010, 11:10

:shock: inanılmaz bir hikaye.Bu ülkenin kaderimidir yoksa cehalettenmi yada yasalardan mı?? Kim bu ülke için millet için birşey yapmaya çalışsa önüne engellerden bir duvar örülüyor ama işini kolaylaştırmaya ynaşan bir kişi bile olmuyor.İlginçç :cry: :x
HTP
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 208
Kayıt: 24 Nis 2008, 14:00
Ad Soyad: ibrahim çakır
Nereden: İstanbul (Avr.)
Arabanız: Skoda Fabia 1.2 HTP

İleti Henien » 08 Nis 2010, 12:22

Bu nasıl iş yahu, tüylerim diken diken oldu okurken. Mekanı cennet olsun Mustafa Amcanın.
KANITIN YOKLUĞU, YOKLUĞUN KANITI OLAMAZ
Kullanıcı avatarı
Henien
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1032
Kayıt: 20 Şub 2010, 14:40
Ad Soyad: Hakan
Nereden: Ankara
Arabanız: Mitsubishi ASX


Genel Sohbet ve Paylaşım



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir