Günün neşesi

Forum kuralları
Forumlarımızda siyasi, dini yada toplumun hassasiyeti bulunan konulara değinmek yasaktır.

Günün neşesi

İleti Henien » 13 Ekm 2010, 12:53

ÇAYIN ALT DEMLİĞİ
?KAYNANA?DIR
SÜREKLİ KAYNAR DURUR.
HATTA DİKKAT EDİLMEZSE TAŞABİLİR DE?

ÜST DEMLİK
?GELİN?DİR.
ALT DEMLİK KAYNADIKÇA ONUN DA HARARETİ ARTAR.
AMA AYNI ZAMANDA DA OLGUNLAŞIR VE DEMLENİR?

?GELİNİN KOCASI?
İSE BARDAKTIR.
HER İKİ ÇAYDANLIKTAN DA NASİBİNİ ALIR.
BİRAZ KAYNANA DOLDURUR ONU;
BİRAZ DA GELİN.
BU NEDENLE DE DENGE UNSURUDUR.

AÇIK YA DA DEMLİ ÇAYIN HOŞA GİTMEMESİ BUNDANDIR?
?ÇOCUKLAR?
ÇAYIN ŞEKERİDİR. TAT VERİR.
ÇOK ŞEKER ÇAYIN LEZZETİNİ BOZAR.
ŞEKERSİZ ÇAYA ALIŞANLARA İSE,
BİR TANESİ BİLE FAZLA GELİR?

?GÖRÜMCE?
İSE ÇAY KAŞIĞIDIR.
ARADA BİR GELİR KARIŞTIRIP GİDER?

KAYINPEDERE GELİNCE; O DA
?ÇAY TABAĞI?DIR.
ÇAYIN DEMİNE, SUYUNA KARIŞMAZ;
BİR KENARDA LÖK GİBİ OTURUR.
SADECE DÖKÜLENLERİ TOPLAR
VE ÇEVREYE ZARAR VERMESİNİ ENGELLER.
ANCAK; ARA SIRA BOŞALTILMASI GEREKİR,
YOKSA TAŞIP HER ŞEYİ BERBAT EDEBİLİR?

?ÇAY SÜZGECİ?
AİLENİN SAHİP OLDUĞU DEĞERLERDİR.
AİLEYİ DIŞ MÜDAHELELERDEN KORUR.
DELİKLER BÜYÜK OLURSA ÇAYIN TADI KAÇAR.

SUYU ISITAN
?ATEŞ? İSE HOŞGÖRÜDÜR.
O OLMADAN ÇAYDA OLMAZ?

?KISACASI BİR BARDAK ÇAY? AİLEDİR.

VE AĞIZ TADIYLA İÇİLEN BİR BARDAK ÇAYIN
ÜSTÜNE YOKTUR?
?BİRÇOK İNSAN MUTLULUĞU BURNUNUN ÜSTÜNDE
UNUTTUĞU GÖZLÜK GİBİ ETRAFTA ARAR.?

*Büyük harfler için özrü dilerim.
 
KANITIN YOKLUĞU, YOKLUĞUN KANITI OLAMAZ
Kullanıcı avatarı
Henien
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1032
Kayıt: 20 Şub 2010, 14:40
Ad Soyad: Hakan
Nereden: Ankara
Arabanız: Mitsubishi ASX

İleti vipsezgin » 13 Ekm 2010, 15:58

Just Men kuaför
vipsezgin
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 150
Kayıt: 03 Mar 2009, 19:02
Ad Soyad: Sezgin
Nereden: Tekirdağ
Arabanız: Silver line

İleti yexplorer » 14 Ekm 2010, 00:23

gece kalanlarada benden;

Adam evine telefon acar, telefonu yabancı bir bayan acar.
Adamkarşıdaki sesi duyu...nca şaşırır, bayana sorar:

- "Sen kimsin?" Kız cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanımı beni bu sabah işe aldi."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı cağırır mısın?"
- "Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber."
Adam şaşırır, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak istermisin?" Kiz,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmeçedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadi ile o sümsük herifi vur!"
Once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?" Adam,
- "Cesetleri havuza at." Kadın duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düşünür ve cevap verir:
- "Orasi 248 43 41 değil mi?
- "Hayir!!!!!
- "Pardon! Yanlış numarayı aramışım
yexplorer
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 131
Kayıt: 29 Eyl 2007, 21:48
Nereden: Balıkesir
Arabanız: 2003 Business

İleti sainz » 14 Ekm 2010, 08:50

vipsezgin yazdı:http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-araba-skoda-felicia-bu-aractan-6-adet-neden-biri-senin-olmasin-32840623/detay

Sadece 6 tane olduğu, fuar için yapıldığı falan hep hikâye kanımca:

viewtopic.php?f=6&t=6904&p=85195

viewtopic.php?f=6&t=10813&p=151907

http://new.skoda-auto.com/com/model/old ... ickup.aspx
İYİ şoför, herhangi bir durumda, iki şoförden birinin durması, ya da yavaşlaması gerekiyorsa, 'Hak, kural' falan demeden, ilk davranan, arabasının kaderini başkasına bırakmayandır.
Kullanıcı avatarı
sainz
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1460
Kayıt: 26 Eyl 2006, 15:33
Ad Soyad: Uğur AKAR
Nereden: İstanbul (Avr.)
Arabanız: SEAT Ibiza 1.2TSI DSG N

İleti vipsezgin » 14 Ekm 2010, 08:54

Beş şeyden önce, Beş şeyi çok iyi değerlendir.

1. İhtiyarlamadan önce gençliğini !

2. Hastalanmadan önce sağlığını !

3. Meşguliyetten önce boş zamanı !

4. Fakir düşmeden önce zenginliğini !

5. Ölmeden önce hayatını !
Just Men kuaför
vipsezgin
CLASSIC
CLASSIC
 
İleti: 150
Kayıt: 03 Mar 2009, 19:02
Ad Soyad: Sezgin
Nereden: Tekirdağ
Arabanız: Silver line

İleti hetepe » 14 Ekm 2010, 09:16

sainz yazdı:
vipsezgin yazdı:http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-araba-skoda-felicia-bu-aractan-6-adet-neden-biri-senin-olmasin-32840623/detay

Sadece 6 tane olduğu, fuar için yapıldığı falan hep hikâye kanımca:

viewtopic.php?f=6&t=6904&p=85195" rel="nofollow

viewtopic.php?f=6&t=10813&p=151907" rel="nofollow

http://new.skoda-auto.com/com/model/old ... ickup.aspx

+1
Felicia Fun denilen bir model bu, 6 değil, en az 10 000 tane üretmişlerdir heralde...
D ü n y a l ı l a r d a n t i s k i n i y o r u m (G.O.R.A.)
Dünya güzel sanıyordum...Kafam güzelmiş....
Kullanıcı avatarı
hetepe
RS
RS
 
İleti: 4253
Kayıt: 24 Arl 2007, 15:26
Ad Soyad: Engin '73
Nereden: Ankara
Arabanız: Fabia 1,4TDI HB '08 80 PS

İleti Henien » 14 Ekm 2010, 10:08

Olay Bir Belediye Otobusunde Gelisiyor..
Yasli Bir Amca Elinde Bastonuyla Kalabalik Bir Otobuse Biniyor, Oturacak Yer Yok.. Bastonunu Yere Vura Vura Orta Siralara Dogru Ilerliyor,taaa Arkaya Kadar Gidiyor Ama Kimsede Tin Yok... Baston Tiklamasindan Rahatsiz Olan Gencin Biri Yuksek Sesle Bagiriyor Amcaya
''dede..., Su Bastonunun Altina Keske Lastik Taksaydin Bu Kadar Ses Cikmaz, Bİz De Rahatederdik'' ..
Butun Gozler Gence Dikilirken Yasli Adam Istifini Bozmadan Otobusu Kahkahaya Bogacak Bomba Cumleyi Patlatiyor: ''17-18 Sene Evvel O Lastigi Baban Taksaydi Simdi Bizde Rahat Ederdik"
KANITIN YOKLUĞU, YOKLUĞUN KANITI OLAMAZ
Kullanıcı avatarı
Henien
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1032
Kayıt: 20 Şub 2010, 14:40
Ad Soyad: Hakan
Nereden: Ankara
Arabanız: Mitsubishi ASX

İleti Henien » 16 Ekm 2010, 11:12

Türk Olmak;

Çatalın kenarını bıçak niyetine kullanmaktır. . Nereye giderse gitsin, bir sekilde manzara resmi cekebilmektir.

Güneş gözlüğü takınca yakışıklı olduğunu sanmaktır...

Arabayi her yere park edebilmektir. .

TV yayının arkasından el sallayıp aynı anda cep telefonu ile yakınlarını arayıp haber vermektir... ...

Şampuan bitmek üzereyken içine su doldurmaktır. ..

Cihazların uzaktan kumandalarını naylonla kaplamaktır.. .

Bütün olayları ''bir arkadaşımın arkadaşının arkadaşı...'' şeklinde anlatmaktır.. .

Telefon çalınca yanına gidip bir kez daha çalmasını beklemektir. ..

Çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir...

Fazladan verilen ketçap, mayonez ve kolonyalı mendili sonra lazım olur diye çantaya atmaktır...

Her programda "70 milyon bizi izliyor "diyebilmektir. ..

Düğünlerde "Dom Dom Kurşunu" ile göbek atıp, "bir avcı vurdu beni, bin avcı yedi beni" gibi sözlerle kendinden geçen tek millettir...

Araba camlarına "beni yıka" yazarak arabanın duygularına tercüman olmaktır...

Asgari ücretle çalışıyor bile olsa maaşının 2 katı fiyatlı cep telefonuna sahip olmaktır...

Rüzgarlı havalarda küller uçmasın diye küllüğe su koymaktır...

İçtikten sonra"nolucak bu memleketin hali"diye sormaktır ...

Sarı işıkta korna calmaktır...

Sandalyenin oynayan ayağına kağıt sıkıştırmaktır...

Denizde "suyun altında nefessiz ne kadar kalabiliyorum." diye deneme yapıp boğulma tehlikesi geçirmektir ...

Her aklına geldiğinde "Google" da kendi ismini aratmaktır ...

Bisküvi vs. çaya batırıp yemektir...

Papağana önce küfür öğretmektir....

Kaza yapan aracın etrafında toplanıp, yaklaşık hasar tahmini yapmaktır...

Yangın merdiveninin basamaklarına saksı saksı çiçek sıralamaktır.. .

Misafirliğe gidip saatlerce oturduktan sonra ,giderken kapı önünde tekrar muhabbet etmektir...

Yanındakinin gazetesine göz ucuyla bakıp gazeteyi büyük bir iştahla okumaktır..

"Nerelisin?" sorusuna cevap aldıktan sonra "içinden mi?" diye sormaktır..

Markete 1 ekmek almak için gidip en az 15 ekmeğe dokunmak, mıncıklamak fakat en sonunda ilk mıncıklanan ekmeği almaktır ...

Kaldırım varken yoldan gitmektir...

Düğünlerde saçı topuz yapıp, yandan iki bukle bırakıp, bir de saç üstüne sim döktürmektir.. .

Asansör beklerken tuşa ne kadar fazla basılırsa asansörün o kadar çabuk geleceğine inanmaktır...
Kale kilit anahtarıyla kulağını kaşımaktır...

Bulmacadaki ünlülere kadın erkek farketmeden sakal, bıyık, kaş çizmektir...

Yemeğin tadına bakmadan tuz atmaktır...

Her şeyde pazarlık yapabilmektir. ..

Her secim zamanı "bir oydan bişe olmaz" diye oy vermemektir. .

Herşeyi bilmese de bilmektir...

Ve de Türk olmak :



Kar yağdığında evsizleri düşünmektir...

Balkon köşesine kuşlar için ekmek kırıntısı koymaktır. ..

Yemeği ziyan etmekten korkmaktır, göz hakkına saygıdır ..

Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır ...

Milli maçta ağlamaktır. ..

Hayatın verdiklerine "nasip", vermediklerine "kısmet" demektir...

Her işin "hayırlısına" inanmaktır ve "feleğe" küfretmektir vede ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.. .

Yunus'u bilmektir, Aşık Veysel'i sevmektir...

Saz çaldığında, ney üflendiğinde, yüreğinin derinlerinde bir sızı duymaktır, bir de Yemen Türküsü'nde...

Asya'da batılı, Avrupa'da doğulu diye tepki görmektir...

Çanakkale'de ölmektir. ...

Askere davul-zurna ile evlat uğurlamaktır, belki de dönmeyeceğini bilerek...

Şehidinin tabutuna son kez dokunurken "vatan sağ olsun" demektir...
KANITIN YOKLUĞU, YOKLUĞUN KANITI OLAMAZ
Kullanıcı avatarı
Henien
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1032
Kayıt: 20 Şub 2010, 14:40
Ad Soyad: Hakan
Nereden: Ankara
Arabanız: Mitsubishi ASX

İleti onurhan2006 » 16 Ekm 2010, 21:02

türk olmak ve papağan fıkrası mukemmeldi, not verecek olsam size AA verirdim :)
Volkan İtfaiye Araçları San. ve Tic. A.Ş.
Kalite Kontrol ve Teslimat Şefi
Onur DURMAZ
Kullanıcı avatarı
onurhan2006
AMBIENTE
AMBIENTE
 
İleti: 405
Kayıt: 11 Tem 2008, 17:11
Ad Soyad: ONUR DURMAZ
Nereden: İzmir
Arabanız: 1993 SKODA FAVORİT LX MEKATRONİK

İleti Henien » 17 Ekm 2010, 09:08

onurhan2006 yazdı:türk olmak ve papağan fıkrası mukemmeldi, not verecek olsam size AA verirdim :)


Aldım gitti AA'yı.
KANITIN YOKLUĞU, YOKLUĞUN KANITI OLAMAZ
Kullanıcı avatarı
Henien
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1032
Kayıt: 20 Şub 2010, 14:40
Ad Soyad: Hakan
Nereden: Ankara
Arabanız: Mitsubishi ASX

İleti Henien » 17 Ekm 2010, 16:44

Katolik mahallenin papazı, o kiliseye gelişinin 25. yıldönümü şerefine verilen bir yemeğe davetliydi. Onuruna birkonuşma yapması için kasabanın ileri gelenlerinden bir politikacı seçilmişti.

Aynı zamanda bir kongre üyesi olan politikacı trafik nedeniyle yemeğe geç kalmıştı.

Herkes sıkıntıyla beklerken papaz bir konuşma yaparak sessizliği dağıtmak istedi.

"Bildiğiniz gibi, günah çıkarırken söylenenler asla açığa çıkarılamaz," diye başladı papaz, "Ancak size burada duyduğum ilk itirafı anlatmak istiyorum.

Tabi kim olduğu hakkında bir ipucu vermeyeceğim, ama bu kasaba hakkındaki ilk izlenimlerimi anlatmak için bahsetmek istiyorum.

25 yıl önce buraya ilk geldiğimde bana günah çıkarmak için gelen ilk kişi yüzünden buranın korkunç bir yer olduğunu düşünmüştüm.

Bu kişi bana bir TV çaldığını, yolda onu durduran polisi öldürdüğünü, zimmetine para geçirdiğini ve patronunun karısıyla ilişkisi olduğunu itiraf etmişti.

Şaşkına dönmüştüm! Fakat zaman geçtikçe onun buradaki en kötü insan olduğunu ve kasabanın geri kalanının son derece iyi, namuslu ve dürüst insanlardan oluştuğunu anladım ve burada kaldığım için çok mutluyum."

Papaz konuşmasını tam bitirmişti ki, politikacı kan ter içinde yemeğe yetişti. Herkesten özür diledi ve hemenkonuşmasına başladı.

"Sevgili papazımızın buraya ilk geldiği günü hiç unutmam.

Aslına bakarsanız, kendisine ilk kez günah çıkarmak şerefi de 25 yıl önce bana ait olmuştu."
KANITIN YOKLUĞU, YOKLUĞUN KANITI OLAMAZ
Kullanıcı avatarı
Henien
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1032
Kayıt: 20 Şub 2010, 14:40
Ad Soyad: Hakan
Nereden: Ankara
Arabanız: Mitsubishi ASX

İleti onurson » 18 Ekm 2010, 08:58

Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar :- Hayrola hemşehrim!.. Neden ağlıyorsun? Adam :- Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler. der. Bu sefer Temel dahaşiddetli birşekilde ağlamaya başlar.Ne olduğunu anlayamayan adam Temel?e sorar :- Hayırdır hemşehrim. Sen niye ağlamaya başladın? Temel cevap verir :- Ben idrar tahlili yaptırmaya geldim.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx_.___


Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış:
"Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum.Onu dokuz ay karnımda taşıdım."Hakim kocaya sormuş:- "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?"Adam "Var tabii" demişve anlatmış:- "Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi.Makineye parayı attınız ve kola geldi.Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?"Hakim sekreterine dönmüş:- "Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır...


"
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Adam barda gördüğü güzel bir bayanla konuşmanın yollarını arıyordu.Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve, "biraz konuşabilir miyiz, acaba?" dedi.Kız birden haykırdı:"Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!"Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu.Bir süre sonra kız ona yaklaştı.Gülümseyerek, "Az önceki olay için özür dilerim.Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyordum. " dedi.Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:- "Neeee? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?"
Kullanıcı avatarı
onurson
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1067
Kayıt: 23 Haz 2010, 07:59
Ad Soyad: onur sonmez
Nereden: Ankara
Arabanız: YENİ KİA RİO SEDAN

İleti onurson » 18 Ekm 2010, 09:03


-Alışverişten sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genç ve güzel bir kadınla yakalayınca dehşete düşer.Ortalığı dağıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.- "Şöyle açıklayabilirim. .." der. "Eve dönerken bu zavallı kızı gördüm.Çok yorulmuştu. Onu arabama aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim.Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası geçti diye artık giymediğin ayakkabılarından bir çift verdim ona.Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde aldığım fakat rengini beğenmediğin için hiç giymediğin süeteri ona verdim.Kızın pantolonu parça parça olmuştu, artık senin kalçalarının sığmadığı bir pantolonunu da verdim.Tam çıkmak üzereyken bana "Karınızın artık kullanmadığı başka birşey var mı bu evde?" diye sordu... Ve işte buradayız..."
Kullanıcı avatarı
onurson
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1067
Kayıt: 23 Haz 2010, 07:59
Ad Soyad: onur sonmez
Nereden: Ankara
Arabanız: YENİ KİA RİO SEDAN

İleti onurson » 18 Ekm 2010, 09:03


-Karı-koca yatağa giriyorlar, tansiyonlar yükseliyor, sevişmeye hazırlanıyorlar.Ancak kadın durup dururken, "Dur, canım istemiyor, sadece bana sarıl" diyor.Adamcağız, "Neden?" diyor.Karısı: "Bir kadın olarak sevgi ihtiyaçlarimi anlamıyorsun" diyor.Adam, sevişemeyeceklerini anlıyor ve kadının istediğini yapıyor.Ertesi gün adam, karısını çok güzel bir mağazaya götürüp, alışverişyapıyor...Kadın, 3 tane pahalı kıyafet deniyor ama karar veremiyor.Adam, karısına hepsini almasını söylüyor.Sonra, $200'dan 3 çift ayakkabı da alıyor..Sonra, pırlanta küpeler alıyor.Kadın heyecanlanıyor, mutlu oluyor.. Kocasının delirdiğini düşünüyor ama umurunda değil, pırlanta kolye de alıyor.Kocası, "Kolye sevmezsin sen ama bunu beğendiysen, alabilirsin" diyor.Kadın zıplıyor, yerinde duramıyor mutluluktan. "Hazırım, kasaya gidelim" diyor kadın.Kocası: "Hayır, hayır bunları satın almayacağız ki"diyor.Karısının yüzü bembeyaz oluyor...- "Tabi almayacağız, bunlara sadece sarılmanı ve mutlu olmanı istiyorum!"
Kullanıcı avatarı
onurson
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1067
Kayıt: 23 Haz 2010, 07:59
Ad Soyad: onur sonmez
Nereden: Ankara
Arabanız: YENİ KİA RİO SEDAN

İleti frostbite19 » 18 Ekm 2010, 09:15

Onur abi fıkraların hepsi süper sabah sabah iyi geldi :lol: :lol:

?Life is a tale told by an idiot

-- full of sound and fury,

signifying nothing.?



William Shakespeare
Macbeth Act 5, scene 5, 19?28
Kullanıcı avatarı
frostbite19
AMBIENTE
AMBIENTE
 
İleti: 706
Kayıt: 22 Ağu 2007, 15:25
Ad Soyad: Fahri
Nereden: Konya
Arabanız: Octavia Ambiente Combi 2004

İleti sainz » 18 Ekm 2010, 09:16

onurson yazdı:-Karı-koca yatağa giriyorlar, tansiyonlar yükseliyor, sevişmeye hazırlanıyorlar.Ancak kadın durup dururken, "Dur, canım istemiyor, sadece bana sarıl" diyor.Adamcağız, "Neden?" diyor.Karısı: "Bir kadın olarak sevgi ihtiyaçlarimi anlamıyorsun" diyor.Adam, sevişemeyeceklerini anlıyor ve kadının istediğini yapıyor.Ertesi gün adam, karısını çok güzel bir mağazaya götürüp, alışverişyapıyor...Kadın, 3 tane pahalı kıyafet deniyor ama karar veremiyor.Adam, karısına hepsini almasını söylüyor.Sonra, $200'dan 3 çift ayakkabı da alıyor..Sonra, pırlanta küpeler alıyor.Kadın heyecanlanıyor, mutlu oluyor.. Kocasının delirdiğini düşünüyor ama umurunda değil, pırlanta kolye de alıyor.Kocası, "Kolye sevmezsin sen ama bunu beğendiysen, alabilirsin" diyor.Kadın zıplıyor, yerinde duramıyor mutluluktan. "Hazırım, kasaya gidelim" diyor kadın.Kocası: "Hayır, hayır bunları satın almayacağız ki"diyor.Karısının yüzü bembeyaz oluyor...- "Tabi almayacağız, bunlara sadece sarılmanı ve mutlu olmanı istiyorum!"

Ağır bir intikam metodu kanımca. :lol:
İYİ şoför, herhangi bir durumda, iki şoförden birinin durması, ya da yavaşlaması gerekiyorsa, 'Hak, kural' falan demeden, ilk davranan, arabasının kaderini başkasına bırakmayandır.
Kullanıcı avatarı
sainz
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1460
Kayıt: 26 Eyl 2006, 15:33
Ad Soyad: Uğur AKAR
Nereden: İstanbul (Avr.)
Arabanız: SEAT Ibiza 1.2TSI DSG N

İleti onurson » 18 Ekm 2010, 09:22

bende çok güldüm.. kesinlikle güzeldi...
Kullanıcı avatarı
onurson
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1067
Kayıt: 23 Haz 2010, 07:59
Ad Soyad: onur sonmez
Nereden: Ankara
Arabanız: YENİ KİA RİO SEDAN

İleti Henien » 18 Ekm 2010, 14:19

Bil Gates'in karısı boşanma davası açmış. Hakim sormuş:
- Neden boşanmak istiyorsun kızım? Kadın cevap vermiş
-Nedeni belli değil hakim bey, hem micro hem soft
KANITIN YOKLUĞU, YOKLUĞUN KANITI OLAMAZ
Kullanıcı avatarı
Henien
ELEGANCE
ELEGANCE
 
İleti: 1032
Kayıt: 20 Şub 2010, 14:40
Ad Soyad: Hakan
Nereden: Ankara
Arabanız: Mitsubishi ASX

ÖncekiSonraki

Genel Sohbet ve Paylaşım



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir