ne denizler mavi, ne çimenler yeşil,

Forum kuralları
Forumlarımızda siyasi, dini yada toplumun hassasiyeti bulunan konulara değinmek yasaktır.

ne denizler mavi, ne çimenler yeşil,

İleti cihan » 21 Haz 2007, 12:36

Bu konu çok ilginç olduğu için paylaşmak istedim.
 

Daniel C. Dennet adlı bir araştırmacı ; " Dünyada renk yoktur; renk sadece bakanın gözünde ve beyninde oluşur. Nesneler ışığın farklı dalga boylarını yansıtırlar, ancak bu ışık dalgalarının rengi yoktur. ve Ortak kanıya göre bilim, renkleri fiziksel dünyadan kaldırmış ve yerine sadece renksiz, farklı dalga boylarındaki elektromanyetik ışınları bırakmıştır." buyurmuş.

Bunu okuyunca renk körlüğü olayını hatırladım,Renk körlüğü, renklerin beynimizde oluştuklarının önemli delillerindendir. Bilindiği gibi gözdeki retinada oluşan küçük bir bozukluk renk körlüğüne sebep olur. Bu durumda birçok insan yeşil ile kırmızıyı birbirinden ayırt edemez. Bu durumda dışarıdaki nesnenin "renkli" olup olmaması önemli değildir. Çünkü biz nesneleri onlar renkli olduklarından dolayı renkli görüyor değiliz.

Şöyleki;Güneşten gelen ışıklar bir cisme çarptıklarında, her cisim ışığı farklı dalga boyunda yansıtır ve retinaya gelir burada Bu hücrelere bağlı olan sinir hücreleri de elektrik sinyallerini beyindeki özel bir bölgeye iletirler. İşte hayatımız boyunca gördüğümüz rengarenk dünyamızın oluştuğu yer beyindeki bu özel bölgedir.
Dolayısıyla beynimizin dışında renkler yoktur, ışık da yoktur. Sadece elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar şeklinde hareket eden bir enerji vardır. Hem renkler hem de ışık sadece bizim beynimizdedir. Yani biz bir gülü kırmızı olduğu için kırmızı renkte görmeyiz. Bizim bir gülü kırmızı görmemizin nedeni, retinamıza çarpan enerjinin, beynimiz tarafından kırmızı olarak yorumlanmasıdır.
Mevzuu biraz derin fakat arada değişik konularıda konuşmak iyi olabilir ..

Sizce sanal bir dünyada mı yaşıyoruz ne dersiniz....
 
cihan
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 25 Nis 2007, 16:51

İleti engint » 21 Haz 2007, 13:23

Descartes (17. yy fransiz filozof ve dusunur), yasadigimiz dunyayi, hayatlarini sadece bir magarada geciren ve dis dunya ile iliskisi olmayan insanlarin algilama bicimiyle tarif eder...Ve ozetle der ki:"Bizim yasadigimiz dunya, aslinda bu magaradaki insanlarin magara duvarlarina yansiyan isik ve yansimalari algilamalari gibidir... Onlari dunyasi bu isik oyunlari ve yansimalardir".
Yani gercek dunyanin bir yansimasidir...
Dennet'in de one surdugu gibi, Descartes da yasadigimiz dunyayi sanal kabul etmektedir. Tabii ki ifadeler biraz farkli olabilir... Bu da bize tum din kitaplarindaki "ahiret" konusuyla bir paralellik getirmiyor mu??? Gercek dunya neresi???
Arabalar, teknik konular, vs arasinda fazla mi felsefi oldu??? :-)))
Sevgiler
engint
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 19 Haz 2007, 15:56

İleti cihan » 21 Haz 2007, 14:19

Descartes insanı zihin ve madde olarak ayırmış kendince.Ondan daha önceleride Platon "Mağara Benzetmesi" tanımıyla Dünya Hayatını gölgelere benzetmiş.Yaşadığımız 21 yy. da bilim ve teknolojide ki hızlı gelişmeler sürdürdüğümüz hayatımız ve ötesi konusunda oldukça ikna edici ispatlar vermeye başlamıştır.Yukarıda anlattığım renk körlüğü olayını biraz düşündüğümüzde  şu sonuç ortaya çıkabiliyor;Demekki biz gülü kırmızı olduğu için kırmızı görmüyoruz ,görme sistemimiz(göz) ve Beynin ilgili bölümü öyle tasarlandığı için gülden gelen ışınların sentezlenmesi sonucu kırmızı diyoruz ve gerçekte o renk varmı yokmu onuda bilemiyoruz sadece algılarımıza göre ifade ediyoruz.Ayrıca renk körü olan bir insan ise görme sistemindeki rahatsızlık sonucu bizim kırmızı olarak gördüğümüzü O yeşil olarak ifade ediyor.Demekki görüyoruz derken aslında beynimize gelen elektrik sinyallerinin oluşturduğu etkileri algılıyoruz.Kpku, dokunma ,duyma vb. algılarımızıda böyle düşünebiliriz..Acaba elektrik sinyallerinden oluşan bir dünyada mı yaşıyoruz...Shocked ve Niçin Question


Kısa tutmaya çalıştım fakat konu ilginç ve düşündürücü olduğu için uzattık biraz..


Exclamation Amaç değişiklik olsun..Konu tartışılırsa devam ederiz yine..

cihan
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 25 Nis 2007, 16:51

İleti engint » 21 Haz 2007, 14:46

Insan vucudu da elektrik sinyalleri ile calismiyor mu??? Vucuttaki sinirler bu sinyalleri en ucra dokumuza kadar tasiyan bir yapiya sahip... Beynin gri dokusu ve beyincik bu sistemin en hassas parcalari... Mesela Bugun MS diye bilinen hastalik, aslinda beyinde olusan kilcal tabakalarin bu akimi kesmesinden kaynaklanan arazlar olusturuyor... Beynin hangi bolgesinde olusmussa, o bulumun kontrol ettigi uzuvlar aksiyor, devre disi kaliyor... Yapilan tedaviler de bu kilcal tabakalarin olusumunu engellemeye yonelik...
Bugun cok moda ve kaynagi uzak dogu kulturu olan meditasyon, yoga, reiki, vs aslinda bu vucut enerjisini duzenmeye yonelik felsefe uzerine kurulu... Bir tedavi yontemi olarak kullanilan akapunktur konusu da oyle...
Vucudumuzdan hareketle, dunyanin ve evrenin duzeninin de enerji odakli bir sisteme bagli oldugu gercegi yadsinamaz... 5 duyumuzun algilamalarinin da bu sistemin disinda gerceklestigini kim soyleyebilir ki???
Sevgiler   
engint
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 19 Haz 2007, 15:56

İleti cihan » 21 Haz 2007, 15:39

Evet insan vücudunun ürettiği elektrik yaklaşık 40w bir lambayı aydınlatacak enerjiymiş.Ve bu enerjiyi devamlı üretiyormuş dinlenirken bile.
saygılar
cihan
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 25 Nis 2007, 16:51

İleti engin_pasha » 21 Haz 2007, 19:50

Ben sanallıkla bir ilgisi olduğunu görmüyorum gayet doğal asıl aklımıza gelmesi gerekli olan ''İnsanın Mükemmeliyeti''...
engin_pasha
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 0
Kayıt: 27 May 2007, 22:09


Genel Sohbet ve Paylaşım



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir